|
KALITIMIN KROMOZOMAL ESASI
Bitkilerde ve hayvanlarda her tür kendine özgü sabit sayida kromozom
içerir. Kromozomlarin sayisi mitoz bölünmedeki düzenli ve kesin
olaylarla sabit tutulur. Birçok hayvan ve bitkide kromozom sayisi
esittir. Fakat kromozomlardaki kalitim faktörleri farklidir.
KROMOZOMLARIN YAPISI
Ilk defa 1840 yilinda botanikçi Hofmeister
tarafindan Tradescamia bitkisinin polen ana hücrelerinde görülmüs ve
1888 yilinda Vvaldeyer tarafindan da "Kromozom" ismi verilmistir.
Hiçbir zaman yeniden yapilmazlar ya eskiden varolan
kromozomun bölünme-sinden ya da tamamlama sentezleri ile yapilirlar.
Yasamin sürekliligi kromozomlarin devamliligina dayanir. h-ler canlida
kromozomlann sekli farkli olmasina karsin, ayni türde ayni
kromozomlarin sekilleri birbirine benzerdir.
Örnegin, 3. kromozom bir türde ayni sekle
sahip olmasina karsilik, ayni türde 3. ile 8. kromozomlarin sekilleri
birbirinden farklidir. Sayilari, türden türe farkli olur. Sayisi ile
organizasyon derecesi arasinda herhangi bir baglanti yoktur.
Küçük bir kromozom daha fazla gen tasiyabilir.
Örnegin, Ascaris megalocephala un/va/ens'öe 2n = 2 (bilinen en az
sayida kromozom tasiyan canli), Drosophila melanogaster'öe 2n = 8,
insanda 2n = 46, keçide 2n = 60, bir tür istakozda 2n = 200, Ophyoglos-sum
vulgatum (bir çesit egrelti otul'da 2n = 500 (canlilar arasinda
bilinen en fazla kromozom sayili bitki) kromozom vardir. Normal vücut
hücreleri anadan ve babadan gelen birer kromozom takimina sahiptir.
Ana ve babadan gelen es kromozomlarin sekilleri ve büyüklükleri (esey
kromozomlari hariç) birbirine esittir. Bu çift kromozom takimi bütün
vücut hücrelerinde bulunur. Böyle hücrelere "S o m a t i k h ü c r e-l
e r" adi verilir. Kromozom sayisi bakimindan da "D i p l o i f'tir
denir ve 2n ile gösterilir. Fakat esey hücrelerinde, ergin gametlerde
ve bazi ilkel canlilarin bütün hayat devrelerinde (yalniz zigot
halinde diploit) kromozomlar eslerinden yoksundur. Partenogenetik
çogalan bazi hayvanlarda, örnegin, erkek arilarda, vücut hücreleri-nin
kromozom sayisi disilerinin somatik hücrelerindekinin yarisi kadardir.
Ya erkek ya da disi esey kromozomunu bulunduranlara "G e r m i n a t i
f H ü c r e l e r " denir. Esi olmayan kromozomlara da "H a p l o i t"
denir ve "n" simgesiyle gösterilir. Kromozom sayisi sabit olmakla
beraber bazi özeliesmis hücrelerde örnegin, böcek-lenn, özellikle bazi
sineklerin tükrük bezlerinde bu sayi 2n'nin katlari seklinde bir artis
gösterir. Burada kromozomlar çekirdek zan parçalanmaksizin çogalirlar.
Buna "E n d o m i t o z i s" ve kromozom durumuna da "P o l i p l o i
d i" denir. Çekir-dek büyüklügü kromozomlarin miktarina bagli
oldugundan, poliploidide çekirdek hacminde büyüme görülür.
Normal bir hücrede kromozomlar gözükmez. Profazin
baslangicindan basla-yarak gittikçe yay seklinde kivrilan ve
kalinlasan ince kromatin agi seklindedir. Sonunda türlere özgü
kromozom seklini alincaya kadar kivrilma devam eder. Dino-f/age/lata'öa
kromozomlar her zaman gözükür. Çünkü bunlarda çekirdek zan yoktur ve
DNA bazik proteinlere bagli degildir. Bu tip hücreiere "M e z o k a r
y o t i k" hücreler denir. Bir kromozomu kaba taslak distan incelemeye
baslarsak su kisimlar (Sekil 10.3 ve 4) görülür: Aralarinda genel
olarak açi bulunan iki koldan olusur. Kol-lar, primer bogumla
birbirinden aynlmistir, buna S e n t r o m e r " (Kinetokor) denir.
iki kolu birbirine esit olan kromozomlara "Metasentrik", esit
olmayanlara ise "Submetasentrik" denir. Bir kollu gibi görünen
kromozomlara da "Akrosentrik" (buniann sentromeri kromozomlarin
ucundadir) (Sekil 10.5) kromozomlar denir. Bazi hayvan gruplari bu üç
tipten yalniz birine sahiptir. Örnegin amfibiler yalniz metasentrik
kromozomlara sahiptir.
Kromozomlar üzerinde bu primer (birincil)
bogumlardan baska, sekonder (ikin-cil) bogumlar da bulunabilir (Sekil
10.3 ve 4). Bazen (genellikle) kromozomun uç kis-minda uydu "S a t e l
l i t" denilen yuvarlak ya da uzunca bir yapi bulunur. Uydu, kromozoma
ince bir kromatin ipligiyle baglidir. Bu tip kromozomlara SAT kromo-zomlar
denir. Sentromerler kromozomlarin ig ipligine takilmasini saglar.
Sentromeri olmayan bir kromozom bölünmeye katilamaz ve tasfiye olur.
Bu bogulma yerlerinde bulunan genler, rRNA'lari ve dolayisiyla
çekirdekcikleri organize ederler. Bu genler çok defa yüzlerce kopya
halinde bulunur ve buna 'Gen Amplifikasyon'u ya da 'Redunanz' denir.
Kromozomlarin uçlarina da "Telomer7' denir.
Kromozomun (Insanda) Ince Yapisi: Çözülmüs DNA'nin
uzunlugu, bölün-mekte olan hücredeki paketlenmis kromozomlardan
yaklasik 100.000 defa daha fazladir. insan kromozomlarinin agirligi,
kabaca, DNA ve kromozomdaki proteinie-rin toplamina esittir. DNA'nin "Histonlar"
olarak bilinen kromozomal proteinlerle olan baglantilari, tamamen
yogunlasmis kromozomlar içinde DNA'nin inanilmaz derecede sikica
paketlenmesim saglar.
Bölünmeyen hücrelerde, çekirdek, kromatin olarak
bilinen, kaba ve sekilsiz bir granüler materyal içerir. Kromatin,
elektronmikroskop altinda incelendiginde, 0.3-0.5 mp çapinda boncuk
dizisi gibi belirli bir yapiya sahip oldugu görülür (Sekil 10.6)- Bu
kromatin ipligine çok defa "Kromonema" denir. Kromonemalar, bölünme
evresine girmis kromozomlarda. "Matrix" denen, proteinlerden yapilmis
amorf bir madde içerisinde bulunur. Bölünmelerin haricinde, kromatin
iplikler çözünmüs olarak bulunduklari için, isik mikroskopunda
görülmezler. Kromatinlerin her bir boncuguna "Nucleosom" (eski
adlandinlmasi ile Kromomer) denir. Nukleozom, dört farkli histon
çesidinin her birinden ikiser adet molekül içeren bir nukleozom
çekirdeginden ve bunun üzerinde bir çember gibi sarili olan DNA'dan
olusur (Sekil 10.6/n). Sekil 10.6/n'de görüldügü gibi DNA, nukleozom
çekirdeginin etrafinda tam olarak iki defa dönmüstür. Nukleozomlar
birbirlerine "Linker DNA = Baglayici DNA" denen çok uzun olmayan bir
DNA zinciri ile baglanmislardir. Besinci çesit histon, nukleozomun dis
yüzünde yer alir ve muhtemelen nukleozo-mun kararli kalmasini ve
DNA'nin bulundugu yere sabitlestirilmesini saglar.
DNA'nin nukleozom etrafinda dönen kismi yaklasik
200 baz çiftinden olusmustur ve bunun da yaklasik 1/6'si sarilmadan
durur. Eger hücreler bölünme-leri sirasinda incelenirlerse,
kromozomlarin bölünmeye yaklastikça yogunlastiklari görülür. Bölünen
hücrelerdeki DNA'nin ve proteinlerin bu denli siki paketlenme
mekanizmalari tam olarak bilinmemektedir; fakat birincil ve ikincil
kivrilmalarin bu yogunlasmada önemli oldugu açiktir.
Kromatinin yogunlasma derecesi. yapisal ve
regulatör genlerin ürün verme derecelerinin göstergesidir. Çesitli
kanitlar, kivrilmamis, yani çözülmüs kromatin-deki genlerin,
yogunlasmis kromatindeki genlerden çok daha fazla okunduklarini
göstermektedir. Kadinlarda çok siki paketlenmis X kromozomlarindan
biri (Barr Cisimcigi), kalitsal olarak islevsizdir; nitekim homologu
olan, çözülmüs ve uzamis olan ikinci X kromozomu yüzlerce okunabilir
durumda gen tasir. Hücre bölünme-sinden önce kromozomlar gittikçe
yogunlasirken (anafazda en yogun durumuna ulasir), bazi kromozomiarin
bazi bölgelerimn diger kisimlardan daha fazla yogunlas-tigi görülür.
Boyama ile, belirli evrelerde, belirii yogunlasma (kondensasyon)
bölgeleri tasiyan kromozomlar gösterilebilir. Özel boyama
teknikieriyle bir krorno-zom üzerinde açik (az yogunlasmis bölgeler =
Eukromatik Bölgeler) ve koyu (çok yogunlasmis = Heterokromatik
Bölgeler) bantlar seklinde görülen kromatin kisimlari saptanir. Her
kromozomdaki bantlarin konumu kendine özgüdür ve bu bantlasmanin
incelenmesi, genetik programin aydinlatilmasi için çok önemli sonuçlar
verir. Her ne kadar bölünmekte olan hücrelerdeki kromozomlarin açik
renkli bantlarindaki kromatin, koyu renkli olan kisimlardakine (yani
çok siki paketlenmis) göre nisbeten daha çok okunabilen gen tasirsa
da, bölünme olayinin ilerlemis evrelerinde, kromozomun hiçbir kisminda
artik gen okunmasi meydana gelmez. Çünkü paketlenme en üst düzeyine
ulasir. mRNA'ya tercüme, yalniz, bölünme döngüsüne girmemis
hücrelerdeki, kismen gevsemis kromatin kisimla-rinda gerçeklesir.
Histonlar, üç çesit kromozomal proteinden ancak bir
grubudur. Diger ikisi yapisal ve regülatör proteinlerdir. Histonlari
alinan kromozomun sekli bozulmaz; çünkü sekli olusturan yapisal
proteinlerdir. Çiplak DNA sarmallari bu yapisal proteinlere
tutunurlar. Regülatör proteinler en az bilinen gruptur. Büyük bir
olasilikla DNA'nin çift sarmallarini ya da DNA'nin en azindan yapisal
ve regülatör genlenni içeren kisimlarini tümüyle örterek kapatirlar ve
böylece okunmalarini önlerler. Kromozomal regülatör proteinlerin
etkisini, gelisme süreci içerisinde, belirli bir zamana ve siraya göre
gösterdigi ve böylece organizmadaki yapilarin bir zaman dizisi
içerisinde ortaya çiktigi bilinmektedir.
Dev kromozomlarin incelenmesi (sineklerin tükrük
bezlerinde, Malpiki kanalin-daki hücrelerde ve bazi yag dokularinda)
oldukça önemli bilgiler vermistir. Çünkü endomitozis ile kromozomlar
binlerce defa bölünmesine karsin, yavru kromonemalar yan yana kalmakta
ve bu suretle kuvvetli boyanan DNA bantlari meydana gelmekte-dir
(Sekil 10.7). Biz dev kromozomlari haploit olarak kabul ediyoruz.
Çünkü ana ve babadan gelen kromozom çifti bunlarda birbirine kaynasmis
durumdadir. Mutasyon-larin gösterilmesinde önemli rol oynarlar. Çünkü
haploit oldugundan çekinik genler dahi etkisini fenotipte
gösterebilecektir.
Dev kromozomlarin özel bir durumunu yumurta sarisi
bakimindan zengin olan balik, amfibi, sürüngen ve kuslarda görüyoruz.
Mayoz bölünmenin profaz evresinde, homolog kromozomlar lamba seklinde
dizilirler .
Kromozomlarin döller boyunca sabit tutulmasi, gamet
olusumu sirasinda, homolog kromozomlarin ikiye ayrilmasi ve yalniz bir
tanesinin gametlere verilmesiyle rnümkün olur. 2n sayisi döllenme ile
tekrar saglanir. Her kromozom içerisinde bir ya da birkaç özelligi
kontrol eden birçok gen vardir. Her gen belirli bir yerde bulunur; bu
yere lokus denir (çogul loki). Her hücrede ayni kromozomdan bir çift
bulundugun-dan ayni özellige etki eden genler de çift (en azindan)
halde bulunur (Y kromozo-munda bulunanlar hariç). Kromozomlar
birbirinden ayrilirken genler de buna uygun olarak ayrilir. Genler,
kromozomlarin içinde bir dogrultu üzerinde dizilmislerdir. Homolog
kromozomlarda ayni genler ayni yerlerde bulunurlar. Dolayisiyla mayoz
esnasinda sinapsis yapan kromozomlar, noktasi noktasina
kavustuklarindan homolog genler tamamen birbirlerinin karsisina
gelirler. |